
Bu kez rakip ligin alt sıralarında bulunan, sadece 1 galibiyet almış diğer 5 maçta beraberliği bile olmayan Tuzlaspor’du. Aslında Urfaspor adına dönüm noktası olabilecek, galibiyet alıp tekrar yükselişe geçebileceği bir maçtı. Fakat ilk 45 dakika her iki takım da ayağa 5 pas yapamadı. Hani Urfalılar, temposu düşük maçlara “mehelle maçı” derler ya aynen öyle bir ilk yarı izledik. Urfaspordan mutlak galibiyet beklediğimiz bu maçta maalesef son haftalardaki gibi yine iyi oyun göremedik. Spiker, bazı oyuncularımızın adını neredeyse sadece 3-5 defa telaffuz etmiştir. Mert’in oyunda olduğunu 30. dakikada gördük. Thill’in ilk yarıda 1 şutu var. Sanırım Muhammet Arslantaş topla buluşmadı. Donsah yerden kalkmadı. 44. Dakikada ilk ve tek atağımızda Mert’in çizgiye inip yaptığı ortada Adem ile gol bulduk. Bu gol beni yerimden hoplatıp sevindirmedi. Çünkü “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.” Özellikle 35-45 dakikalar arası Tuzlaspor bir nebze olsun etkili olmaya başlamıştı ve ikinci yarı böyle devam ederse gol bulacakları çok aşikardı. Dikkat ettiniz mi bilmiyorum ama gol sevinci esnasında kameraman Efe Hocayı gösterdi ve Hoca da benim gibi sevinememişti gole. Çünkü bu oyunla skor üstünlüğünü korumanın imkansız olduğunun o da farkındaydı. Maalesef 90 dakikanın sonunda Efe Hocayla endişe ettiğimiz hadise gerçekleşti, skor üstünlüğünü koruyamadık ve maç 1 – 1 bitti. Fakat Tuzla’nin beraberliği bulduğu golde verilen penaltı , penaltı değildi. Hakem Urfaspor aleyhine birçok kart ve yanlış karar verdi. Hele son saniye top Seyit’teyken hakemin Tuzla’nin lehine verdiği bir faul kararı var, ne kadar art niyetli olduğunu bir kez daha göstermiş oldu bizlere!
Sadece adı oyun olan sahada bir türlü göremediğimiz oyuna dönecek olursak; bugün defans hattı “top uzaklaştırma” görevini iyi yaptı. Semih – N’Diaye- Mehmet her gelen topu karavana da olsa uzaklaştırmayı başardılar. Oyun kurma, uzun top, kornerlerde etkili kafa vuruşları görmedik. Kullandığımız her kornerde spiker istisnasız olarak N’Diaye’nin boy avantajindan bahsetti ama gel gör ki bir tane ortayı N’Diaye’nin kafasıyla buluşturamadık. Son olarak kaleci Aydın Bağ’dan bahsetmek istiyorum. Şüphesiz iyi bir maç çıkardı. Bugün kritik kurtarışları olmasa Tuzlaspor bu maçı 4-1 gibi net bir skorla alırdı. Aydın’ın her kurtarışında “Allah’ım bitsin artık bu maç” diye dua ediyordum. Sonuç olarak deplasmanda 1 puan iyi görünebilir , devre arasına kadar toplayabildiğimiz kadar puan toplayıp devre arasında kadroya ayar çekmek gerekir. Yoksa bu kadroyla Süper lige çıkmayı bir kenara bırakalım, geldiğimiz yere geri döneriz. (Maazallah)