İBB BAŞKANI EKREM İMAMOĞLU’NUN DİPLOMASININ İPTALİNE ŞANLIURFA BAROSU’NDAN TEPKİ

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun üniversite diplomasının iptal edilmesinin ardından Şanlıurfa Barosu, konuya ilişkin sert bir açıklama yaptı. Baro, söz konusu kararın hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını ve kamu vicdanını ciddi şekilde yaraladığını belirtti.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edilmesi kararı sonrası Şanlıurfa Barosu yazılı bir açıklama yaptı. Baro, alınan kararın hukuk devleti ilkeleriyle çeliştiğini ve kamu vicdanını derinden yaraladığını belirtti.

“KAMU VİCDANINI YARALAYAN CİDDİ BİR GİRİŞİMDİR”

Açıklamada, “Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edilmesi yönündeki karar, hukuk devleti ilkelerine aykırı, kamu vicdanını yaralayan ciddi bir girişimdir” ifadelerine yer verildi. Şanlıurfa Barosu, açıklamasına şu şekilde devam etti:

“Adalet, gücün değil, hukukun emrinde olmalıdır! İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edilmesi yönündeki karar, hukuk devleti ilkelerine aykırı, kamu vicdanını yaralayan ciddi bir girişimdir. Hukukun temel prensipleriyle bağdaşmayan bu tasarruf, demokratik süreçlere müdahale niteliği taşımakta ve siyasi bir karar olarak algılanmaktadır.

İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu’nun, 1990 yılında yapılan yatay geçişlere dair usulsüzlük iddiasına dayanarak 35 yıl sonra 28 kişinin diplomasını iptal etmesi, hukuk güvenliği ve belirlilik ilkelerini açıkça ihlal etmektedir. Aradan geçen uzun yılların ardından alınan bu karar, yalnızca bireylerin eğitim haklarını ihlal etmekle kalmayıp, hukuki öngörülebilirliği de ortadan kaldırmaktadır. Bu karar, bireylerin kazanılmış haklarını yok sayarak büyük bir hukuksuzluğa zemin hazırlamaktadır.

Hukukun siyasi amaçlarla araçsallaştırılması, yalnızca bireylerin haklarını değil, demokratik düzeni de tehdit etmektedir. Şanlıurfa Barosu olarak, hukukun üstünlüğünün korunmasını, yargının bağımsız ve tarafsız bir şekilde işlemesini ve demokratik süreçlerin her türlü müdahaleden arındırılmasını savunuyoruz. Siyasi laiklerle alındığı izlenimi veren bu tür kararlar, hukuk güvenliğini ortadan kaldırmakta, kamu vicdanında derin yaralar açmakta ve demokratik değerleri aşındırmaktadır. Hukukun üstünlüğü herkes içindir; demokrasi yalnızca seçim kazananların değil, tüm halkın hakkıdır!”

Exit mobile version