Davutoğlu: Erdoğan bunları gözümün içine baka baka söyleyemez

Davutoğlu: Erdoğan bunları gözümün içine baka baka söyleyemez

Abdullah Gül’ü aday gösterme sürecinde yaşananlardan, Erdoğan’ın “İçimizdeki Mescid-i Aksa’ları yıkmak istiyorlar” açıklamalarına kadar çok sayıda soruyu yanıtlayan Davutoğlu, çarpıcı açıklamalarda da bulundu.
Davutoğlu’nun konuşmalarından bazı satır başları şu şekilde:
Sayın Babacan bir açıklama yaptı, bu onu ilgilendiren bir husus. O açıklamanın esasına girmem, muhatabı odur. 2018’de ben Sayın Cumhurbaşkanı ile iki uzun konuşma yaptım. İttifak ihtimalleri ortaya çıktığında da bu tür ittifakların ülkeyi kutuplaştıracağı ve AK Parti’nin doğasını bozacağı konusunda da kendisini uyardım. Nisan ayında Türkiye seçim ortamına girince bir takım hareketlenmeler oldu. Sayın Babacan ve Beşir Atalay bana da gelerek Sayın Abdullah Gül’ün böyle bir düşüncesi olduğunu ve üç partinin ona destek vereceğini ifade ettiler. Ben de kendilerine Cumhurbaşkanı’na raporlar sunarak yanlışları ifade ettiğimi, AK Parti içinde iken bunları dile getirmeye devam edeceğimi, Sayın Gül’ün Cumhurbaşkanlığı adaylığı üzerine bir ittifakın doğmasına pek ihtimal vermediğimi ama olsa bile bunun AK Parti içerisinde iken yapılmasını doğru bulmadığımı ilettim. Sayın Gül de böyle bir teşebbüs olduğunu ama daha ortada net bir tablo olmadığını ifade etti. Ben de kendilerine Cumhurbaşkanı ile görüşerek samimi eleştirilerimizi dile getirmek gerektiğini dile getirdim. Bunun üzerine Beştepe’den Sayın Gül ile görüşmüş olmam dolayısıyla eleştiriler geldi. Maalesef Sayın Gül’ün çevresinden de sanki o görüşmeyi Sayın Erdoğan’la bir pazarlık için kullandığım gibi beni üzen yorumlar geldi. Ben de bunun üzerine bir açıklama yaptım. Meclis’te milletvekili olarak yaptığım son konuşmadır. Burada üç hususa işaret ettim. Bir, Sayın Gül Cumhurbaşkanımız ve dostumuzdur, onunla görüşmek için kimseden izin almam. İki, ben AK Parti milletvekili iken, Sayın Erdoğan AK Parti’nin Cumhurbaşkanı adayı iken herhangi bir oluşum içerisinde olmam, AK Parti’nin adayı benim de adayımdır, çünkü ben AK Parti milletvekiliyim dedim ve Sayın Erdoğan’ın adaylığını desteklediğimi ifade ettim. Üçüncü olarak da ortada herhangi bir pazarlık olmadığını ve olmayacağını ifade etmek için “ben milletvekilliğine aday olmayacağım ve seçimlerden sonra de herhangi bir mevki makam kabul etmeyeceğim” dedim.
GAZETECİLİK AHLAKINA DA, SİYASET AHLAKINA DA AYKIRIDIR
Abdülkadir Selvi ve Sayın Erdoğan’ın konuyu istismar ederek okları bana da çevirme çabası açık bir şekilde saptırmadır, yalandır, gazetecilik ahlakına da aykırıdır, siyaset ahlakına da aykırıdır. 2018’de yaptığım konuşmada “Ben AK Parti milletvekili iken, Sayın Erdoğan da AK Parti’nin adayı iken herhangi bir oluşumun içinde olmam, AK Parti’nin adayı benim de adayımdır çünkü ben bu partinin milletvekiliyim” dedim. Tutumum açık ve netti. Bunu herkes bilir. Hiçbir zaman gizli bir hesap içinde olmadım. Hiçbir zaman karnımdan konuşmadım. İfadelerimi net, açık dile getirdim, örtülü hiçbir faaliyetin içinde olmadım. Ne yaptıysam açıktan yaptım. Hiçbir zaman bir siyasi beklenti, hesap ile hareket etmedim. Her tutumum ilkeseldir ve herkesle yüzleşmeye hazırım. Sayın Cumhurbaşkanı karşıma geçsin ve gözümün içine baka baka “Sen benim arkamdan siyasi oyunlara giriştin” desin, alacağı cevabı da bütün Türkiye görür. Bunu yapamaz Sayın Erdoğan. Benim gözümün içine bakarak bunları söyleyemez. Bugün yanında görünen Sayın Soylu, Ağar, Bahçeli, Erdoğan’a en ağır hakaretleri yaparken biz onun yanındaydık. Ama o, dostlarıyla kendisine siyasi ayak oyunları yapanları ayırt edemediği için bu noktaya geldi.
HELALLİK BU KADAR KOLAY MI?
Erdoğan, “Tamam ben bir hata yaptım, hakkınızı helal edin” diyor. Bu kadar kolay mı? 4 yıl önce Türkiye’yi istikrara kavuşturacağı öngörülen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ve ona dayalı seçim modelinin iflas ettiği ortada. Erdoğan gücü elinde tutmak için her türlü manevrayı yapabilecek bir yaklaşıma sahip. Sistem de değişebilir. Eğer yaptığı hatayı fark etmişse önce halkın önüne çıkıp özür dilemesi lazım. “Ben yanlış bir hesap yaptım, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi istikrar getirmedi, parlamenter sisteme geçişe hazırım” demesi lazım. Bunu dedikten sonra oturulup konuşulur. Ama Cumhurbaşkanı’nın aklını esir alan kibiri, buna izin vermeyecektir.
SOYLU SORULARI YANITLAMAK YERİNE BİZE SALDIRIYOR
İçişleri Bakanı, Sedat Peker konusunda kendisine sorulan sorulara cevap vermek yerine bize saldırıyor. Biz bu işin tarafı değiliz ki, sizin kendi aranızda hesaplaşmanız varsa bizi niye bu işe katıyorsunuz? Çünkü birçok konuyu örtmeye çalışıyorlar.
İKİ GÜN SONRA TAM OLARAK NE OLACAĞINI KİMSE BİLMİYOR
İki gün sonra bir normalleşme sürecinin başlayacağını söylüyor Cumhurbaşkanı ama Pazartesi günü Türkiye’de tam olarak ne olacağını kimse bilmiyor. Soru sorulan Bakanlar da “Pazartesi ne olacağını göreceğiz” diyor. Bu nasıl bir iletişim stratejisi? Pazartesi sabahı Cumhurbaşkanı’nın haleti ruhiyesine göre bir Türkiye’ye doğacağız. Böyle bir siyaset anlayışı olabilir mi? Tek adam yönetiminin akıl dışı, rasyonaliteden ve gerçeklikten uzak yaklaşımının bir yansıması.
ERDOĞAN’IN ‘TAVİZ VERMEZ’ DİYEBİLECEĞİMİZ BİR KONU VAR MI?
“Şu konuda Erdoğan taviz vermez, dik durur” diyebileceğimiz bir konu var mı Allah aşkına? Mescid-i Aksa’dan bahsederken maslahatgüzar gidip onun adına Mavi Marmara katliamının başındaki kişinin sofrasına oturuyorsa, hangi ilkeden söz edeceğiz?

Hakkında Ramazan ŞENBAHAR

Avatar for Ramazan ŞENBAHAR

Tavsiye Haber

AK Partili Belediye Başkanlarına 11 talimat

AK Partili Belediye Başkanlarına 11 talimat

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Partili Büyükşehir ve il belediye başkanları ile buluştu. Erdoğan, “Sizlerden …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir