GÜLDEN ÖZYAZGAN: “MUTFAKTA KENDİMİ DAHA MUTLU HİSSEDİYORUM”
Güzellik sektöründe yıllarca çalıştıktan sonra mutfağa yönelen Gülden Özyazgan, şimdi Lefkoşa’daki “Kraliçe Kokoreç” adlı mekânında Adana lezzetlerini Kıbrıs halkıyla buluşturuyor. “Yemek yaparken kendimi daha huzurlu hissediyorum” diyen Özyazgan, hem lezzet hem de azim dolu bir girişimcilik hikâyesi anlatıyor.

Yıllarca güzellik sektöründe çalışan Gülden Özyazgan, bir süre önce radikal bir karar alarak bambaşka bir alana yöneldi. Artık o, güzellik salonlarının değil, kokoreç tezgâhının başında. Lefkoşa Kızılbaş Parkı’nda hizmet veren “Kraliçe Kokoreç” adlı mekânıyla hem Adana mutfağının eşsiz tatlarını Kıbrıs’a taşıyor hem de kendi mutluluğunun tarifini yeniden yazıyor.
Girne’de başlayan hikâyesini daha sonra Lefkoşa’ya taşıyan Özyazgan, meslek değişimini “Mutfakta kendimi daha mutlu hissediyorum” sözleriyle özetliyor. Uzun yıllar boyunca güzellik uzmanı olarak çalıştığını, ancak artık hayatında farklı bir sayfa açmak istediğini anlatıyor. Bu kararı alırken çevresinden aldığı destek kadar, içindeki “yeniden üretme” isteğinin de etkili olduğunu söylüyor.

Başlangıçta ev yemekleriyle yola çıkan Özyazgan, zamanla menüsünü genişletmiş. Arkadaşlarının tavsiyesi üzerine şırdan, kokoreç ve kelle paça gibi özel Adana lezzetlerini menüsüne eklemiş. Bugün “Kraliçe Kokoreç” tabelasının altında midye dolmadan köfte ekmeğe kadar uzanan geniş bir menü sunuyor.
“Başta ev yemeği yapıyordum, sonra farklı lezzetler denemeye başladım. Hızlandırılmış bir süreçte öğrendim ve şimdi 30 yıllık ustalar gibi üretim yapabiliyorum,” diyor gururla.
Adanalı olduğunu dile getiren Özyazgan, memleketinin sokak lezzetlerini Kuzey Kıbrıs’a taşımaktan mutluluk duyduğunu ifade ediyor: “Kıbrıs’ta olmayan lezzetleri sunuyorum. Şırdan ve kokoreçi ilk kez deneyen müşterilerimiz çok beğeniyor.”
Mekânına gelenlerin yalnızca Kıbrıslılar olmadığını, farklı ülkelerden gelen misafirlerin de bu tatları denemek için uğradığını söylüyor.

Ancak her girişim gibi bu yolculuğun da zorlukları var. Özellikle kaliteli ham madde bulmakta sıkıntı yaşadığını anlatan Özyazgan, “Kaliteli malzeme bulmak gerçekten çok zor. Bizim işimizde ürünün kalitesi, lezzetin kaderini belirliyor,” diyerek sektörün perde arkasına ışık tutuyor.
Ayrıca, açık alanda hizmet verdikleri için kış koşullarından endişe ettiğini belirtiyor: “Yağmur yağdığında ne olacak bilmiyorum. Parkın üstünün kapatılmasını çok isterim.”
Paket servis hizmeti olmadığını, bunun bilinçli bir tercih olduğunu özellikle vurguluyor. Çünkü onun için bu işin en güzel yanı, insanlarla birebir iletişim kurabilmek: “Yemekleri paketleyip göndermek bana aynı mutluluğu vermiyor. Buraya gelip yediklerinde yüzlerindeki ifadeyi görmek beni motive ediyor.”
Özyazgan, geleceğe dair planlarını ise heyecanla saklıyor: “Müşterilerim sürprizlere hazır olsun. Yeni lezzetler ve farklı tatlarla menümüzü daha da zenginleştireceğiz.”
Onun hikâyesi sadece bir işletmenin değil, aynı zamanda kendi yolunu yeniden çizen bir kadının hikâyesi. Cesaretiyle, emeğiyle ve kendi elleriyle yarattığı lezzetlerle Kıbrıs’ın kalbinde farklı bir tat bırakıyor.




